Skip to content

MAHATMA GHANDİ KİMDİR

MAHATMA GANDİ’NİN HAYATI

Asıl adı Mohamdas Karamçad Gandi olan Mahatma gandi, 1869 yılında Porbandar’da dünyaya gelmiştir. Mahatma Gandi Hindu Modh ailesine mensuptur. Babası Porbandar’ın başveziriydi. Babasının adı Karamçad Gandi idi. Annesi Putlibai prenami vaişnaya mezhebine mensup bir hinduydu ve babasının dördüncü eşiydi. Gandi’nin karakterinin gelişimi ve ilkeleri, doğduğu aile ve yaşadığı dindar çevre ile oluşmaya başlamıştır. Hinsitanın’ın bilindik kast sisteminde, doğuştan vaişnaya yani çalışanlar kastına mensuptur.

Gandi 13 yaşındayken 1883 yılında ailesi isteğinin üzerine Kasturba Makhanji ile dünya evine girdi. Bu evlilik ile birlikte beş çocuğa sahip oldu. Çocuklarından ilki bebekken vefat etti. Evliliği sırasında eğitimini sürdürmek durumunda kaldı. Eğitimini Porpandar ve Rajkot’da alan Gandi ortalama bir öğrenciydi. Ailesi avukat olmasını istiyordu, bu istek üzerine Samaldas Koleji’nin giriş sınavlarına katıldı. Giriş sınavlarını kıl payı kazanan Mahatma Gandi, kolejde memnun bir eğitim hayatı sürdürmedi.

18 yaşına geldiği zaman 1888 yılında hukuk okumak üzere University College London’ a gitti. Avukat olmak için London’da uzun süre kalacağını düşünen Annesi, Mahatma Gandi için endişeleniyordu. Okul döneminde zararlı alışkanlıklar edinmesini istemiyordu. Bu sebeple Mahatma Gandi annesine Caynu keşiş Becharji’nin önünde yemin etti. Ve bu yemine göre Mahatma Gandi, seks yapmayacak, et yemeyecek , alkolden uzak duracak ve Hindu kurallarına uygun yaşayacaktı.

Londra’da yaşarken bazı görgü kuralları öğrenmeye, ingiliz geleneğine uyum sağlamaya çalışsa da etli yemek yemedi. Evinde kaldığı ev sahibesinin tavsiye ettiği bazı etsiz yemek lokantalarda yemek ihtiyacını giderdi. Entelektüel bir yapıya sahip olmak için elinden geleni yapsada, derslerine odaklanaması gerektiğini ve oraya bir avukat olmak için gittiğini hatırlayarak, kendini tamamen eğitimine odakladı. Et yemezlik Mahatma Gandi için bir felsefe haline geldi. Et yemezlik üzerine kitaplar okuyarak, bu felsefeyi benimsemiş olan insanların kurduğu Etyemezler Derneğine katıldı. Sonrasında yönetim kuruluna seçilerek, bu derneğin bir şubesini kurdu. Zaten dernek yönetim yeteneğinide bu şekilde kazandı. Din konularına çok fazla ilgi duymayan Mahatma Gandi, Hinduizm, İslam, Hıristiyanlık, Budizm ve diğer kutsal dinlere ait metinleri ve kitapları okudu.

Eğitimi bittikten sonra İngiltere ve Galler barosuna girdi. Sonrasında Hindistan’a dönen Gandi, Bombay’da avukatlık yaptı fakat çok başarılı olamadı. Lise öğretmeni olarak ders vermeye başlayan Gandi, öğretmenlikte de çok başarı sağlayamadı. Tüm bunların ardından Rajkot’a geri döndü. Abisinin yararına yaptığı bir lobicilik girişimi adı altında, arzuhalcilik yapmıştır. Fakat; Britanya subayı ile bir anlaşmazlığa düştükten sonra bu işide bırakmak zorunda kalmıştır.

YURTTAŞLIK HAKLARI HAREKETİ VE GÜNEY AFRİKA

Güney Afrika Gandi’nin Pasif direnişinin başlangıç konumuydu. Çünkü; o dönemlerde Güney Afrika’nın bazı bölgelerinde Hintlilere ayrımcılık uygulanıyordu, ve bu ayrımcılığa maruz kalan kişilerden biriside Mahamtma Gandi idi.

İlk ayrımcılığı bir yolculuğu esnasında yaşadı. Elinde birinci mevki bilet olmasına rağmen, üçüncü mevkide seyahat etmesi isteniyordu, fakat; Mahatma Gandi üçüncü mevkiye geçmeyi reddetti. Bu reddediş sonrasında Pietermaritzburg’da trenden dışarı atıldı. Yolculuğuna at arabası ile devam etmek zorunda kaldı. At arabasıyla yolculuk ederken, Avrupalı bir yolcuya yer açması gerektiği ve bunun içinde yolculuk ederken basamak üstünde durması gerektiği belirtildi. Mahatma Gandi , bu duruşuda reddetti ve bu sebeple at arabasının sürücüsü tarafından şiddete maruz kaldı. Yolculuğu süresince bazı otellere alınmadı. Durban mahkemesi yargıcı Mahatma Gandi’ye örtüsünü çıkarmasını emretti. Fakat Mahatma Gandi bu emride yerine getirmeyi reddetti. Bu şekilde birçok zorluk ve ayrımcılık Mahatma Gandi’nin Sosyal haksızlıkları karşısında uyanmasına neden oldu. Yaşadığı bu olaylar hayatının içerisinde bir dönüm noktasına dönüşmüştü ve daha sonraki sosyal pafis direnişine ve eylemlerine temel oluşturmuştu.

Güney Afrika’da kalma süresini uzatan Mahatma Gandi, Hintlilerin oy kullanmasını engelleyen bir yasa tasarısına karşı çıkan Hintlilere yardım etmek niyetindeydi. Yasanın çıkması engellenemedi, fakat; yürütülen kampanya ile Güney Afrika’daki Hintlilerin sorunlarına dikkat çekmeyi başarmıştır.

HİNDİSTAN’IN BAĞIMSIZLIK MÜCADELESİ VE MAHATMA GANDİ

Çoğunluğu Britanya’lı olan toprak sahipleri tarafından baskı altında tutulan köylü, yoksulluk içerisinde yaşıyordu. Birçok köy hijyenden uzaktı. Alkolizm, kast sisteminin sebep olduğu ayrımcılık, kadınlara karşı yapılan yakışıksız davranışlar gittikçe çoğalmaya başlıyordu. Ölümcül bir kıtlık olmasına rağmen Britanyalılar gittikçe vergileri yükseltmeye başladılar.

Gandi destekçileri ve yeni gönüllüler ile birlikte bu bölgede bir aşram kurdu. Köylerle görülen yoksulluk, kötü yaşam koşullar, uygulanan ayrımcılık detaylı ve özenli bir şekilde bu aşram’da kayıt altına tutuldu. Mahatma Gandi köylülerin güvenini kazanarak, köylerin temizlenmesine, köy okullarının kurulmasına ve köylere sağlık hizmeti kurulmasına öncülük etti. Köy sahiplerini (liderlerini) cesaretlendirdi. Bu eylemleri gittkçe farkedilir hale gelince, polis tarafından huzursuzluk yaratma sebebiyle tutuklandı ve eyaleti terk etmesi istendi. Bunun ardından Mahatma Gandi’yi destekleyen yüzbinlerce insan, hapishaneye, karakola ve mahkemenin önüne akın ederek, yapılan haksızlığı protesto ettiler. Bu kargaşa sebebiyle isteksiz bir şekilde Gandi’yi bırakmak zorunda kaldılar.

TARİHE GEÇEN TUZ YÜRÜYÜŞÜ

Mahatma Gandi 8 yıla yakın gözlerden uzak, kendi hayatını sürdürdü. 1920’lere denk gelen bu geri çekiliş süresince, kendi girişimlerine odaklandı. Tekrardan ortaya çıkışı 1928 yılına doğru oldu.

1927 yılında İngiliz hükümeti Sir John Simon başkanlığında yeni bir anayasal reform komisyonu kurdu. Bu komisyon içerisinde herhangi bir Hint vatandaşı bulunmuyordu. Buna karşılık, Hindistan Siyasi partileri bu davranışı boykot ettiler. Mahatma Gandi 1928 yılında Kalküta kongresine katıldı. O kongrede İngiliz hükümetinden Hindistan için İngiliz Milletler topluluğuna bağlı bir yönetim verilmesini istedi. Eğer bu istek gerçekleşmezse bu kez tam bağımsızlık altında yeni bir iş birliği yapmama kampanyası başlatacaklarını dile getirdi. Hemen bağımsızlık isteğinde bulunan gençleri yumuşatarak, bu talebin bekleme süresini bir yıl olarak belirledi. Britanya hükümeti herhangi bir cevap vermedi. Ve 1929 yılında Lahor’da Hindistan bayrağı açıldı. 1929 yılının 31 Aralığı Hindistan Ulusal Kongresi tarafından, Hindistan’ın Bağımsızlık günü olarak kabul edildi.

1930 yılında Mahatma Gandi Tuz vergisine karşı yeni bir kampanya (satyagraha) başlattı. Pasif bir direniş göstermek amacıyla ; Kendi tuzunu yapmak için Ahmedabad’dan Dandi’ye 400 kilometre yürüdü. Bu yürüyüş tam 25 gün sürdü. Binlerce Hint vatandaşı denize doğru yapılan bu yürüyüşte Mahatma Gandi’ye eşlik ettiler. Britanya idaresi bu pasif direnişten rahatlık duyarak, 60.000’in üzerinde Hintliyi hapse attılar. Fakat; 1931 yılının Mart ayında Britanya hükümeti Gandi ile anlaşma sağladı. Ve bu anlaşma sonrası bütün siyasi suçlular serbest bırakıldı.

Mahatma Gandi II.Dünya Savaşı ve sonrasında Hindistan ve Pakistan’ın bölünmesi olaylarında da öncü roller üstlendi.

SUİKAST VE ÖLÜMÜ

 Öldürüldüğü dönemde Hindistan ve Pakistan arasında bir takım sorunlar meydana gelmekteydi. Mahatma Gandi Hindistan’ın Pakistana bir takım ödemeler yapması gerektiğini savunuyordu. Fakat bu savunuşu aşırı uç görüşteki Hindu Mahasabha tarafından hoş karşılanmamıştı. Suikastçı Nathuram Godse, Hindu bir radikaldi ve Hindu Mahasabha ile bağlantısı bulunuyordu. Mahatma Gandi 1948 yılının Ocak ayının 30.günü Yeni Delhi’de bulunan Birla Evi bahçesinde gece yürüyüşü yaparken vuruldu ve öldü. Vurulduktan sonra son sözleri “Aman Tanrım” olduğu iddia edilmekte.

Etiketler :
Paylaş :