Skip to content
Koronavirüs

Koronavirüs’ün Psikolojik Etkileri

 Son on yılın en büyük olaylarından birisi olan hatta en önemli olayı olan Koronavirüs salgını her ne kadar bütün insanları bedensel sağlık yönünden kötü etkilese de psikolojik yönden de etkileri oldukça fazladır. Salgının ilk günlerinden bu yana insanlar bütün işlerini evlerinden yapmak zorunda kaldılar. Kapalı ortamlarda kalmaktan pek hoşlanmayan insanlar bu durumdan oldukça kötü etkilendi.

İki üç yıl önce insanlar rahatça dışarıda gezip istedikleri yerde çay veya kahve içip arkadaşları ile muhabbet ederken aniden evlerine kapanmak zorunda kalmaları psikolojik bir çöküntüye sebebiyet verdi.

Koronavirüs

 Koronavirüsün ortaya çıktığı zamanlarda insanlar bu salgının tehlikesinin pek de farkında değildi. Ama ilerleyen zamanlarda durumun daha da kötüye gitmesi ve ülkeler bir takım önlemler almaya başlaması ile insanlarda bir tedirginlik hali baş göstermeye başladı. İnsanlar bir yandan salgın hastalığın ciddiyetini anlamaya çalışırken bir diğer yandan da ülkeler vatandaşlarına uyarılar yapmaya başladı.

Koronavirüs salgını tüm dünyayı etkisi altına almaya devam ederken insanlar yavaş yavaş işlerini evlerinden yapacak şekilde ayarlamaya başladılar. Bu durumda daha önce evde kalmaya pek alışkın olmayan bazı insanlarda psikolojik rahatsızlıklar ortaya çıkmaya başladı.

ANALİZLERE GÖRE KORONAVİRÜS

 Dünyaca ünlü pek çok psikoloji uzmanlarına göre Koronavirüs salgını ile birlikte insanların psikolojik durumları hastalığa yakalanma riskini %40 daha fazla arttırdı. Hemen hemen herkes en küçük bir öksürük veya ateşlenme vakalarında doktora başvurmaya başladı. İnsanların çoğunun bağışıklık sistemi Koronavirüsü yenecek kadar güçlü olsa bile insanlar hastalığa yakalanma korkusu ile psikolojik olarak rahatsızlanmaya başladılar. Özellikle kronik hastalığı olan insanların psikolojik olarak daha fazla etkilendiği uzmanlar tarafından tespit edildi.

Koronavirüs

 Hastanelerde Koronavirüs teşhisi konulmuş olan yüzlerce hasta bulunurken aynı zamanda bu hastaların psikolojik olarak da desteklenmeleri devam etmektedir. Zira kendisini iyi hissetmesi sağlanan hastaların daha hızlı şekilde iyileşip taburcu oldukları belirlenmiştir. Koronavirüs salgını ile mücadelede devletin getirdiği kısıtlamalar maalesef tek başına yeterli olmamaktadır.

Bunun yanında insanların psikolojik olarak da desteğe ihtiyacı olduğu açıktır. Günümüzde çoğu hastalıklar psikolojik bir altyapıya sahiptir. İnsan psikolojisi neye doğru yönelirse veya yöneltilirse insanın sağlık durumu da o doğrultuda şekillenmektedir.

 Dünyanın çoğu ülkesinde şu anda yeteri kadar hızlı ve etkili bir sağlık hizmeti verilememektedir. Bu durumun insanlar üzerinde yol açtığı psikolojik hasarlar insanların salgın hastalığa yakalanmasına kapı aralamaktadır. Neyse ki psikolojik sıkıntılardan kurtulmak için evde de olsa yapacak onlarca aktivite var.

Koronavirüs

Örneğin evde kalınan süreç boyunca yeni beceriler edinilebilir, insanlar yemek yapma konusunda kendilerini geliştirebilir, aile bireyleri ile daha efektif zaman geçirmek için beraber oyunlar oynanabilir veya insanlar öğrendikleri beceriler ile üretim yaparak bunları satıp ek gelir bile oluşturabilirler. Aslında insanlar psikolojilerini düzeltmek için illa dışarıya çıkmak zorunda değiller.

TARİHTE SALGINLAR VE PSİKOLOJİ

 Tarihe baktığımız zaman bir çok kez Koronavirüs salgınına benzeyen salgın hastalıkların meydana geldiğini görmekteyiz. Bütün salgın hastalıklar belirli bir süre boyunca etkisini gösterip daha sonra sona ermiştir. Elbette yıkıcı etkisi çok fazla olan salgın hastalıklar olmuştur fakat baktığımız zaman insanlar hep hayatına devam etmiş ve bu günlere kadar gelmiştir. İnsanların çoğu Koronavirüse yakalamaktan oldukça korktuğu için daha hastalık gelmeden kendilerini hasta yatağına atmaktadırlar.

Koronavirüs
Koronavirüs

Bu durumda psikolojik olarak ne kadar güçlü durursak salgın hastalıktan korunmuş olacağımız açıktır. Nitekim seksen aşında olup da Koronavirüs hastalığına yakalanıp iyileşen insan sayısı ülkemizde çok fazladır. Korkuların gerçek ve doğru sebeplerinden birisi de televizyon ekranlarında sürekli ölüm haberlerinin ön planda olmasıdır. Oysa ki hastalıktan kurtulan insanların sayısı daha fazladır. İnsanlar vefat sayısından çok iyileşen kişi sayısına odaklansa belki de hastalıktan dolayı vefat sayısı daha da azalacak ki umarız bir an önce salgın etkisini tamamen yitirir.

SONUÇ OLARAK

 Çoğu psikoloji uzmanının dediği gibi bardağın boş tarafına odaklanmak yerine bardağın dolu tarafını görebilirsek ve bunu alışkanlık haline getirebilirsek çoğu sıkıntıdan kurtulabileceğimiz gibi Koronavirüs salgınından da korunabiliriz.

Etiketler :
Paylaş :